Zeynebiye Camii ve Kültür Merkezi’nde buluşan Ehl-i Beyt dostları, Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz, Yazar/Senarist Ahmet Turgut ve Küçükçekmece Bld. Eski Bşk. Temel Karadeniz’in konuşmalarını dinlediler.
Yazar/Senarist Ahmet Turgut panelde yaptığı konuşmasında, “Benim bugün Kerbela’ya dönük olarak yapabileceğim tek şey; oranın ak sayfalarını tekrar etmek, onları örnek alabilmektir. Celal Abbas’ı, Ali Ekber’i, Kasım’ı kendime mürebbi belleyebilmek; Hüseyin Efendimizin ve Seyyide Zeynep’in izinde bir şeyler yapabilmektir.
Bugün yetimler için yapılabilecek çok şey var. Gazze’deki yetimler için, Rabbim inşallah bizi hayırda, iyilikte ve güzellikte öncü kılsın. Rabb-i Rahîm, bize yetim Nebi’nin yetimleri olduğumuzu en azından fark ettirsin.” dedi.
Turgut’un ardından panelde konuşan Küçükçekmece Bld. Eski Bşk. Temel Karadeniz, “Zannediyor musunuz ki zulüm sadece Kerbela’da kaldı? Hayır. Hz. Hüseyin (a.s) bizim için zulme karşı nasıl bir duruş sergilememiz gerektiğinin adresiydi. Çekilen onca şeyin karşısında; küfre, haksızlığa ve zulme karşı bir Müslümanın nasıl durması gerektiğini öğreten büyük bir mektepti. Çünkü Ehl-i Beyt ve Hz. Hüseyin (a.s) biliyordu ki zulüm sadece Kerbela’dan ibaret olmayacaktı.
İşte biz, o Hüseyni duruştan aldığımız dersle bugün bunun çok farkındayız. Buradan, o şehitlerle birlikte Selahattin hocamın da sık sık tekrar ettiği gibi; Bedir’den Kerbela’ya, Kerbela’dan Çanakkale’ye, oradan 15 Temmuz’a ve nihayet günümüze geldiğimizde, Gazze’de yaşanan zulümde de Emperyalizm ve Siyonizm’in İranlı kardeşlerimize karşı yaptığı zulümde de aynı mücadelenin izlerini görüyoruz.” dedi.
Panelde konuşan Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz konuşmasında, “Çok şükür ki milletimizin Şafiisi de, Hanefisi de, Alevisi de bu konuda aynı görüştedir.
Âl-i Muhammed’i tanımakta, sevmekte ve evlerini onların ismiyle bereketlendirmektedir.
Hamdolsun ki bu güzel ülkemiz onların düşmanlarının ismiyle kirlenmemiştir. Kaynaklarına bakmışlar ve bilmişlerdir ki bereket; Muhammed ve Âl-i Muhammed’in ismindedir, onların düşmanlarında değildir.
İmam Hüseyin’in (a.s) tertemizliğine Allah şahitlik ediyor. Resulullah da sevgili başkanımın işaret ettiği bir hadisinde, “Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin’denim.” diye buyuruyor. Yani onun duruşunu, onun yolunu, onun mücadelesini sahipleniyor. “Onların savaşı benim savaşımdır.” diyor. Yani: “Sizinle savaşanla ben de savaş hâlindeyim; sizinle barış içinde olanla ben de barış içindeyim.”
Ve buyuruyor ki: Hasan, Hüseyin, onların annesi Fatıma, babası Ali ve ben… İşte o abanın altında toplananlar… Bu beşliyi; Âl-i Abâ’yı, Hamse-i Tayyibe’yi sevmek insanı öyle yüceltir ki insanın ulaşabileceği en yüce merhaleye taşır. Peki, insanın yükselebileceği en büyük merhale neresidir? Rûz-i mahşerde Muhammed Mustafa’nın yükseleceği Makam-ı Mahmud değil midir?
İşte Resulullah buyuruyor ki: Bu beşliyi; Hasan’ı, Hüseyin’i, onların annesini, babasını ve beni birlikte sevenler, kıyamet gününde benimle beraber olacaklardır. Benim derecemde olacaklardır. Bunu söyleyen de Sünni kaynaklardır.” dedi.
Konuşmaların ardından panelde Ehl-i Beyt dostları, ünlü Ehl-i Beyt Meddahı Ferşad Handani’nin mersiyeleriyle gözyaşlarına boğuldu.
Panel, Kanal 12 TV’den canlı olarak yayınlandı.
