Muta Nikahı Nedir, Ne Değildir?

Kamuoyunda Muta nikahı üzerinden Caferilik inancına yapılan saldırılar nedeniyle, konu hakkında geniş bir araştırmayı, Dünya Caferi Alimler Birliği Genel Sekreteri Ş. Musa Ayaztekin'in kaleminden aktarıyoruz:

Geçen hafta yayınladığımız muta nikâhıyla ilgili yazı, sadece muta nikâhının ayet ve hadisler ışığında temel kaynaklarda anlatılış biçimi ve bize nakledile gelen belgeler doğrultusunda idi. Maalesef bütün bu tarihi belge, ayet ve hadislere rağmen bazen yine de bir masanın etrafında toplanıp bu konuyu inceleyen kimselerin yeteri kadar bilgi sahibi olmadığına şahit olmaktayız. Hal böyle olunca herkes kendi doğrusunu ya da doğru bildiği yanlışını sahiplenmekten vazgeçmemekte ve işi muhatabına, yahut onun inancına hakarete kadar vardırabilmektedir. Hâlbuki olması gereken öncelikle konuyu kabul edenler, yahut o konuya inananlar bakımından nasıl ele alındığı, yahut değerlendirildiği olmalıydı. Bu nedenle aşağıdaki bilgilendirme yazısını hazırlama gereği hissettik.

Genel açıklamanın akabinde Ayetullah Vahid Horasani’nin Türkçe tam ilmihalinde muta nikâhı ile ilgili hükümler iktibas edilmiştir. Hükümlerin başındaki numaralar Türkçe tam ilmihalde fetva numaralarıdır. Dileyenler daha geniş bilgi için tam ilmihale müracaat edebilirler.

Ehl-i Sünnet âlimlerinin kafalarında canlandırıp reddettiği muta ile Ehl-i Beyt mektebinin kabul ettiği muta birbirlerinden oldukça farklıdır. Ehl-i Sünnet mektebinin kafasındaki muta nikâhı gerçekten de başı-boş bir fuhuş aracıdır. Böyle bir nikâhı kabul etmenin elbette imkân ve ihtimali yok! Ehl-i Beyt mektebi böyle serseri, başı-boş ve hiçbir hukuki düzenlemesi olmayan bir muta nikâhını kabul etmez; şiddetle reddeder.

Ehl-i Beyt mektebinde muta nikâhının bir takım temel özellikleri ve hukuki düzenlemeleri vardır ve bu nikâha bu şartlar dâhilinde izin verilir. Söz konusu hukuki düzenlemelerden en önemlileri şunlardır:

1- Muta nikâhında, tıpkı daimi nikâhta olduğu gibi, tarafların rızası şarttır.

2- Nikâh icap ve kabul ile kıyılır. Yani taraflardan birisi teklifini usulü dairesinde karşı tarafa iletecek ve o da bu teklifi kabul ettiğini söyleyecek.

3- Kıyılan nikâhın meşru ve sıhhatli olabilmesi için yakın akrabalık, süt bağı, din farklılığı, kadının bir başkasının nikâhı altında veya iddet halinde olması gibi bir takım engeller bulunmamalı.

4- Müslüman bir erkek Müslüman ya da en azından Ehl-i Kitâb bir kadınla, Müslüman bir kadın ise yalnızca kendisi gibi Müslüman bir erkekle muta nikâhı yapabilir.

5- Nikâh karşılığında kararlaştırılacak hem mihrin (ücret) hem de ecelin (süre) her iki taraf için de belirli olması gerekir.

6- Muta nikâhından sonra cinsel ilişki olsun olmasın kadın, kararlaştırılan mihrin (ücretin) tamamını hemen alabilir. Ancak asıl hakkı, gerekli istifadeden sonradır.

7- Nikâh kıyılırken taraflar, cinsel ilişki olmaması dâhil, bir takım şartlar ileri sürebilirler.

8- Nikâhın sıhhati için şahit bulundurmak şart değildir.

9- Aklı başında reşit olmuş kimselerin sadece kendi rızalarının bulunması yeterlidir.

10- Detaylı açıklaması kitaplarda yer alan bir takım kusurlar dolayısıyla, bu nikâha son verilebilir (fesih).

11- Muta nikâhında talâk (boşama) olmaz. (Ancak varsa bir durum, mahkemeye başvurulur ve gerekli görülürse hâkim kararıyla taraflar birbirlerinden ayrılır.)

12- Muta nikâhında taraflar arasında miras tahakkuk etmez. Ancak nikâh kıyılırken şart koşulursa, mektepte en yaygın görüşe göre miras cereyan eder. Bu evlilik sonucu doğan çocuk ile ebeveyni arasında karşılıklı miras alış verişi ise vardır.

13- Muta nikâhında nesep hükümleri işler. Yani böyle bir nikâh sonucunda çocuk dünyaya gelirse, o çocuğun nesebi sabit, babası belli olur. (O çocukla babası arasında her durumda miras hükümleri işler.)

14- Muta nikâhında iddet hükümleri vardır. Dolayısıyla nikâhta belirlenen süre (ecel) sona erdiğinde; kadın hamile ise doğum yapıncaya kadar iddet bekler. Hamile değilse iki hayız müddeti bekler. Hayız görmeyen kadınların iddeti ise 45 gündür.

Muta nikâhıyla evlenen çiftlerden erkek olanı bu evlilik esnasında ölürse, bu durumda kadın hamile değilse 4 ay 10 gün bekler. Hamile ise “4 ay 10 gün” ve “Doğum vakti” seçeneklerinden süresi en uzun olanını tercih eder. (Yani örneğin 4 ay 10 gün geçtiği halde doğum olmamışsa doğuma kadar, doğum yapmış ama henüz 4 ay 10 günlük süre bitmemişse bu süre bitene kadar iddet bekler.)

15- Tarafların muta nikâhıyla ilgili gerekli bütün hükümleri ve hukuki düzenlemeleri bilmeleri gerekir. Aksi halde onlara izin verilmez.

İşte, görüldüğü gibi bu nikâhın da -tıpkı diğer nikâhta olduğu gibi- kendine özgü hukuki düzenlemeleri ve şartları var. Ehl-i Beyt imamlarımız muta nikâhına bu şartlar dâhilinde izin verirler.

NİKÂH (EVLİLİK) HÜKÜMLERİ

Evlilik akdinden sonra kadın erkeğe ve erkekte kadına helal olur. Evlilik akdi iki şekildir: Sürekli evlilik ve geçici evlilik. Sürekli evlilik, müddeti olmayan daimi bir evliliktir. Bu evlilikte akdi okunan kadına daime denir. Daimi olmayan geçici evlilik, evliliğin müddeti belirlenen evliliktir. Mesela; bir kadını bir gün, bir ay veya bir yıl ve daha fazla bir müddet için kendine nikâhlar. Ama farz ihtiyat gereği müddet karı ve kocanın veya onlardan birisinin ömründen fazla olmamalıdır. Bu kısımla nikâhlanan kadına muta denir.

AKİD HÜKÜMLERİ

2427- İster daimi olsun ister geçici, evlilikte akdin okunması gerekir; kadın ve erkeğin yalnızca razı olmaları yeterli değildir. Nikâh akdini kadın ve erkeğin bizzat kendilerinin okuması caiz olduğu gibi, başkaları da bu akdi okumak için bunlardan taraf vekil olabilirler.

2428- Vekilin erkek olması şart değildir. Kadın da evlilik akdini okumak için başkasından taraf vekil olabilir.

2429- Erkek ve kadın vekillerinin akdi okuduklarına emin olmadıkça evlilikten doğan sonuçları geçerli bilemezler. Vekilin akdi okuduğuna ihtimal vermek yeterli değildir. Vekil akdi okudum derse, güvenilir olduğu ve sözünün aksine zan olmadığı takdirde veya onun sözünden mutmainlik hâsıl olursa yeterlidir. Zikrolunan bu iki alanın dışında onun haberine iktifa etmek sakıncalıdır.

2430- Kadın, bir kişiyi onu başka bir erkek için on günlüğüne nikâhlaması için vekil eder, on günün başlangıcını tayin etmezse, vekil istediği zaman onu on günlüğüne o erkeye nikâhlayabilir. Ancak kadının belli gün ve saati kastettiği anlaşılırsa, nikâhı onun kastettiğine göre okumalıdır.

2431- Bir kişi, daimi veya geçici nikâhın akdini okumak üzere iki kişi tarafından vekil olabilir. Yine insan, kadın tarafından vekil olup, onu kendisi için daimî veya geçici olarak nikâhlayabilir. Ama nikâh akdini iki kişinin okuması müstehap ihtiyattır, özellikle kendisine nikâhlamak için vekil olursa.

NİKÂH AKDİNDE ARANAN ŞARTLAR

2434- Evlenme akdinin birkaç şartı vardır:

1) Farz ihtiyat gereği sahih Arapça ile okunmalıdır. Eğer kadın ve erkeğin kendileri, akdi Arapça olarak doğru okuyamazlarsa, hangi lisanla okurlarsa sahihtir. Ama akitte “zevvectu” (eş yaptım) ve “Kabiltu” (kabul ettim) kelimelerinin manalarını anlatan ifadeyi kullanmaları gerekir. Ama mümkün olduğu takdirde müstehap ihtiyat gereği sahih Arapça okuyan birisini vekil tutmalıdırlar.

2) Akdi okuyan erkek ve kadın veya onların vekilinin, akdi okurken inşa (icad) kastiyle okuması gerekir. Yani eğer kadın ve erkek kendileri akdi okuyorlarsa, kadın “zevvectuke nefsi” demesiyle maksadı kendisini ona eş etmek olmalıdır. Erkeğin “kabiltuttezvice” demesiyle o kadının kendisine eş olduğunu kabul etme kastıyla söylemelidir. Akdi erkek ve kadının vekilleri okuyorsa, “zevvectu” ve “kabiltu” demekle onları vekil eden erkek ve kadının karı koca olduklarını, kastetmelidirler.

3) Akdi okuyan akıllı olmalıdır. Ama baliğ olmayıp da akdi inşa edebilen birisi velisinin izni olmadan kendisi için akit okursa batıldır ama velisinin izni olursa sakıncası olmaz. Akdi başkası tarafından vekil olarak okursa akdi sahihtir.

4) Karı-kocanın vekil veya velileri, akdi okurlarsa, akdi okurken karı ve kocayı tayin etmelidirler. Mesela; onların ismini söyler veya onlara işaret edebilirler. Bir kişinin birkaç kızı olur, bir erkeye şöyle der, “zevvectuke ihda benati” yani kızlarımdan birisini sana eş ettim. Oda, “kabiltu” yani kabul ettim derse, akit okunurken kız belli edilmediği için, okunan akit batıldır.

5) Kadın ve erkek evliliğe razı olmalıdırlar. Hatta kadın zahirde istemeyerek kabul eder, fakat kalben razı olduğu anlaşılırsa, nikâh akdi sahihtir.

2435- Nikâh akdini okuyan kimse, akdin manasını bozacak şekilde bir harfi bile yanlış okursa, akit batıl olur.

2436- Arap dili gramerini bilmeyen kimse eğer akdi sahih okursa ve akitte okunması gereken her kelimenin manasını da bilir ve her sözün kendi manasını kastederse, akdi (Arapça) okuyabilir.

2440- Buluğ çağına girip reşit olan, yani kendi maslahatını teşhis edebilecek duruma gelmiş bakire bir kız evlenmek isterse, farz ihtiyat gereği babasından veya babasının babasından izin almalıdır. Fakat annesinin ve kardeşinin iznini alması gerekmez.
MUTA NİKÂHI HÜKÜMLERİ

2485- Kadınla muta yapmak, zevk almak için olmasa bile sahihtir.

2486- Farz ihtiyat gereği, bir erkek, muta nikâhı üzere evlendiği kadınla cinsel ilişkiyi onun rızası dışında dört aydan fazla terk etmemelidir.

2487- Muta akdi okunurken, erkeğin kendisiyle cinsel ilişki kurmamasını şart koşan kadının hem şartı, hem de akdi sahihtir. Dolayısıyla koca, sadece ondan diğer zevkleri alabilir. Ama eğer kadın daha sonra ilişkiye de razı olursa, kocası onunla ilişki kurabilir.

2488- Muta nikâhıyla evlenen kadın hamile kalsa bile nafaka hakkı yoktur. Ancak muta akdi yanında veya lazım olan başka bir akitle şart koşarsa ve aynı şekilde akit geçerli oldukça caiz bir akitle şart koşarsa nafaka hakkı vardır.

2489- Muta nikâhıyla evlenen kadının birlikte yatma hakkı yoktur. Kocası ondan o da kocasından miras alamazlar. Ancak miras almayı şart koşarlarsa, şartı koşan miras alabilir.

2490- Muta nikâhıyla evlenen bir kadın, kocasının üzerinde nafaka ve birlikte yatma hakkı olmadığını bilmese bile, onun akdi sahihtir. Ama bunları bilmediği için de kocası üzerinde herhangi bir hakka sahip olmaz.

2491- Kendisiyle muta yapılan bir kadın, kocasından izinsiz olarak evden dışarı çıkabilir. Ama dışarı çıkmasıyla kocasının haklarını zayi edecek olursa, dışarı çıkması haramdır.

2492- Bir kadın, belirli süre ve ücret üzere kendisine muta yapması için bir erkeği vekil tayin eder, ama erkek onu daimi nikâhla kendisine nikâhlar veya belirtilen ücret ve süreden farklı bir ücret ve süre üzere nikâhlarsa, (her iki durumda da) kadın bu işi anladığı zaman "razıyım" derse, akit sahihtir; aksi hâlde batıldır.

2495- Muta akdinde belirtilen süreyi kadına bağışlayan bir erkek, onunla cinsel ilişki kurmuşsa, kararlaştırdıkları miktarın tümünü; ilişki kurmamış ise, yarısını o kadına vermelidir ve müstehap ihtiyat gereği tamamını vermelidir.

2496- Bir erkek, muta nikâhı yaptığı ve müddeti tamamlanan kadını veya müddeti bağışladığı halde iddesi dolmayan kadını daimi nikâhına geçirebilir veya tekrar onunla muta yapabilir.

Diğer Haberler